berkan's profileBeRKaNPhotosBlogListsMore Tools Help

BeRKaN

Yok böyle bir space, Al bakalımmmm!!! Al bakalımmmm!!!

berkan kan

berkanhoroz@hotmail.com

Video

 

Weather

Loading...
No list items have been added yet.
by 
by 
by 
by 
More...
No list items have been added yet.
January 13

Chat

 
June 28

3 Dakika

 lordofwar1

3 dakika, olay bu kadar. Sıfır noktasındayız. Olayın şerefine bir konuşma yapmak ister misin? Artık heyecan başlıyor.Neyi öğrendim biliyor musun ? İnsan gerçekten sevdiğini incitiyor...

 

İnsan uykusuzluk çekerken aslında hiç uyumuyor ve hiçbir zaman da uyanık kalamıyor. Uykusuzken hiçbir şey gerçek görünmüyor, sanki her şey uzakta, her şey suretin suretinin sureti ve anladım ki insan uykusuzluktan ölemiyor...

Koştum... Kaslarım yanıncaya ve damarlarım asitle doluncaya kadar koştum.Ve sonra bir şeyler oldu, kendimi bıraktım. Sonsuzlukta kaybolup karanlık sessizlikle bütünleştim , özgürlüğü buldum . Ümidin kaybolması özgürlük demekti...

 

Önce teslim olmalısın, her şeyden önce korkmayı bırakıp bir gün öleceğini kabullenmelisin. Tibet felsefesine göre hepimiz ölüyoruz.Aslında ben ölmüyordum, kanser değildim, vücudumda parazit yoktu. Ben bu dünyanın etrafında kalabalık oluşturduğu küçük merkeziydim .Onun felsefesi ise her an ölebileceğiydi. Asıl trajedi ölmemem diyordu. Ama bir süre sonra herkesin hayatta kalma oranı sıfıra iniyor.

 lordofwar2

Damağındaki o küçük çizik dilinle oynamasan hemen geçer  ama duramıyorsun, oynuyorsun.

 

Uçaklara neden oksijen maskesi koyduklarını biliyor musun? Nefes almak için mi? Hayır! Oksijen kafa yapar. Acil durumda panik halde derin nefesler alırsın ve birden bire bütün vücudun rahatlayıp gevşer.

 

Söylesene, şu akıllı olman, işine yarıyor mu ? O zaman devam et, sonuna kadar .

 

Bütün olmaya kalkışma, mükemmel olmaya hiç çalışma ! Omuriliğinden aşağıya inen ürpertiyi hisset. Bence evrilelim, bırakalım her şey düşeceği yere düşsün. Şu haline bak, çok komik görünüyorsun. Her şeyi kontrol etmeyi çalışmayı bırak ve rahat ol! Tamam mı? Bırak artık!

 

(Beynime bir silah daya ve duvarları beynimle boya!!! Koltuğunuzu dik duruma getirip masanızı kapatın. Az önce kabin basıncını kaybettik)

 

Şunu bil ki sahip olduğun şeyler sonunda sana sahip oluyor.Ev hayatını bırak, maddi dünyaların eşyalarını bırak , şehrin çöplüğü sayılacak bir yerdeki barakada yaşamaya başla !!! Ondan sonra, mülkümü yok sayarak beni özgür bırakan kişi, kendimi bulmamı sağladı de! Medeniyetin gittiği bu yönde maddi eşyaların önemini reddediyorum de!

 

Lanet olsun! Bütün bir nesil benzin pompalıyor, garsonluk yapıyor yada beyaz yakalı köle olmuş. Ekranlar yüzünden araba ve kıyafet peşindeler. Nefret ettiğimiz işlerde çalışıp gereksiz şeyler alıyoruz. Bizler tarihin ortanca çocuklarıyız. Bir amacımız yada yerimiz yok .Ne büyük savaşı yaşadık ne de büyük buhranı. Bizim savaşımız ruhani bir savaş, en büyük kazancımız hayatlarımız .

 lordofwar3

Televizyonla büyürken milyoner film yıldızı yada pop yıldızı olacağımıza inandık, ama olmayacağız. Bunu yavaş yavaş öğreniyoruz ve bu yüzden, çok çok kızgınız.

 

Elime bir tüfek alıp türünü korumak için çiftleşmeyen her pandayı vurmak istiyorum. Petrol tankerlerini açıp hiçbir zaman göremeyeceğim Fransız sahillerini kirletmek istiyorum. Duman solumak istiyorum.

 

Kimse ne gördüğünü bilmiyor, ama görüyor . Buna değişim denir, film devam ediyor ama izleyicilerden  hiçbiri farkında değil .

 

 

Bu yazı ile ilgili yorumlarına dikkat et  çünkü ; bunu yazan kişi çok tehlikelidir  ve eğer bu iyi giyimli psikopat kafayı yerse, elinde geri tepmesiz yarı otomatik bir silahla ofisten ofise dolaşırken, bütün çalışma arkadaşlarını ve özellikle de patronlarını ve patronlarının midesini kurşunla doldurabilir .Bu yıllardır tanıdığın biri olabilir,  sana çok yakın olan biri...

June 20

Nereye?

crowd

Gerçekleri görme vaktin geldi. Çıkar at gözlüklerini!

Daha ilk dakikasında, olayın farkına varacaksın. Kendine geleceksin.

Mutfağa git beynini buzluktan çıkar, çözülür de çalışmaya başlar belki.

Beynindeki örümcekler, beyninin ince kıvrımlarını ağlarla örerken , yaşamanın önemini anlamaman normal. Yaşayacaksın, yaşadıkça öğreneceksin, yavaş yavaş öğreneceksin.

Kendi kendine başaracaksın. Birisinin seni kurtarmasını ümit etmek , ezikliktir.

Kimse seni kurtarmayacak , yalnız doğdun yalnız öleceksin , hepimiz farkındayız hayatın tatlı taraflarının. Peki bu tarafların farkında olmayanları, yani bunları hiç yaşamamış olanları düşünmek,  hiç aklına geldi mi ?

Her insanın mutlu olduğu bir an vardır ve insan o an ile bütün bir ömrünü geçirebilir.

Önündeki yemeği beğenmeyip şikayet ederken o yemeğin sadece birazı  için günlerce çalışan insanları, yada parçalarken ayakkabını kaldırımlarda , o ayakkabı için çalışan çocuk işçileri hiç düşündün mü?

Başkalırının dertlerine ortak olmak seni erdemlilerin erdemlisi yapar...  Bir bilsen dünyanın kederini, bi bilsen bu dünyada olmanın bedelini , bi bilsen...

Koş, yaşa doyasıya...

Heryerde bu,  beynini yıkayan insanlar, seni futbol hipnozu ile uyutanlar.

Reklam ile büyüyen neslin, zavallı marka aşığı... Nike giymek seni kral yapar. 

Kumandanın üstündeki yazıları silen senin o parmakların, klavye üzerinde ne kadar da hızlı... ama aldığında eline kitabı... Hiç yakışmadı di mi ? Ne yazık...
Ne güzel resimler var bu gazetede, daha büyük punto daha büyük haber, di mi ? Ne yazık...
Kazırlar saçlarını, sonra ellerin ayakların bağlı, gözlerin kapalı, sırtın duvarda... Kıpırdayamazsın. Kafan sıkı sıkaya bağlı, yapışık duvara. Tam kafanın hizasında bir musluk... damlatıyor yavaş yavaş 1, 2, 3, 4,.... Bir süre sonra balyoz etkisi yapar, dayanamazsın, sürmesini istemezsin. Ölüm o anda, tatlı bir öğlen uykusundan farksızdır. Damlaların farklı sıklıklarla gelmesi , beynini yedirtir sana , kestiremezsin , bu yüzden yalvarırsın...  Çin işkencesi kanıt bırakmaz , ama hayat boyu unutamazsın. Yaptığı derin yaralar içine işler.

July 19

...

 

Neyse bırak! Bende kalsın hayallerim... Uzanınca kırılmasın kalbimdeki meyvelerim

Sevgilimin kolları kadar, bir umut ışığının sevdası. Yada etrafı sarılmış haydutlar gibi baş belası...

 

 

March 21

Öleceğiz

 

Sahilde yürümeye ne dersin, biz ölümün en iyisine layıkız ,


Yavaş yavaş başalayacak her şey zaten bir gün öleceğiz 
Denizlerin mis kokulu yatağında sonsuz bahara gideceğiz
Denizler gibi bir gün bizi de görecek Tanrı
Ve ödüllendirecek beni seninle , biz beraber biteceğiz ,

 

Bunca güzellik yok mu olacak sandın ? yok olsa da tekrar başlayacak
Ağlamak yasak mı? Bu güzellik uğruna , bak gökyüzüne her gün ağlıyor,
Ve şu portakal ağacına bak sarkıyor, nasıl da toprağa sarılıyor,


Gökyüzü kararacak artık ,
Bunu bil ve koparma yeşili
Ne kaldıki ondan başka yaşayacak ,
Artık sonun başlangıcı da belli


Biten yaşamlar kaybolmuyor,orada duruyor
Kaybolan bizim gölgelerimiz
Yani çocuklarımız, torunlarımız ve umutlarımız
Ama bak şu bencil insana hala keyfine bakıyor


Şimdi gel ağaçlarımızın yanına gidelim, biz ölümün en iyisine layıkız ,


Yavaş yavaş başalayacak her şey zaten bir gün öleceğiz
Derin sessizlik içinde sonsuz bahara gideceğiz
Ormanlar gibi bir gün  bizi de görecek Tanrı
Ve ödüllendirecek seni benimle , biz beraber biteceğiz  ,

 

Hayatlar bitiyor gün ve gün ,
Bazıları yaşadılar ve baka kaldılar hayata
Beğenmemezlik yapma sakın hayatta, sen hep gül,
Ve gitmesin gülümsemen o amansız sonsuzluğa ,

Kapatma gözlerini , susma artık haykır sadece

Yok eden kişiye bu insan oğlunu bir hiç uğruna


Geceleri karanlığa kapattık, kaçış yok bu yaşanacak
En son yaşayan nesil biz kaldık, şimdi o hayatımızı kapatacak


İnsan kalbinin hüzünlü sesini dinledi
Ve "Uçurmadan hayat bizi karanlık bahara,bir hayat bırakalım" dedi.
Ama çok geç artık, çok gün kalmadı şafağa

 

Derin vadilerden birinde en derinlerinden ama çok sıcak orası,
Orada bir bahçe 'düşlerin bahçesi' büyüsel bir şeyler var orada
Ve zamanı yok edeceğiz orada baştan başlatarak hayatı ,


Başlayalım artık bir yerinden ,
Başlayalım artık bir yerinden,
Bir yerinden artık başlayalım
Bir yerinden artık başlayalım
Artık bir yerinden  başlayalım,
Artık bir yerinden  başlayalım
Başlayalım bir yerinden artık ,
Başlayalım bir yerinden artık,

January 05

Gidiş Gelişler

 
 
Kaybetme beni hayat
Karnının en yumuşak yerinde taşı buruşmuş kalbimi
Çünkü çiçekler kadar çok sevdim ben,
Benimle paylaştıklarını ve uzaktaki sevgiliyi
Koktun... Koktun... Hep koktun
Güzel tatlar bıraktın soluduğum havaya
Yarı aralık duruşlarla bakardı dünya
Düşlere rengarenk bir yaşam sunan boyacılarına
Dinledim... Dinledim... Hep dinledim
Gün doğumuna kadar uzayan gizemli şarkilar duyurdun kulaklarıma
Sonra gözlerinden düşmüş bir gece gibi ortalıklarda
dolasip dagılmış saçlarımı taradın
Efektler verdin içi dışına taşmış
Çatlamış dudaklarıma bir aşık yaprağı kondurdun
Çıkarttın tamamlanmış sihri dışarıya
Büyü... Büyü... Büyü...
Büyülerle büyülendirilmiş büyü
Daha çok büyü ve kuşat her yanımı
Karanlıklar aynamı kır ve son şarkımın çöller bölümüne
götür beni
Aşk... Aşk... Yalnızca bir demet aşk adına...
 
 
 
September 10

Rüyamda (O ANDA)

Bir masada oturuyorum masanın üzerinde bembeyaz bir örtü...
Ne güzel zeytinler bunlar, ya şu domateslere ne demeli...
Meyva bahçesi mi burası? Elmalar, erikler...
Peki saat kaç? O anda bırakıyorum kendimi yanlızlığa,
Kapatıyorum bütün duygularımı, sadece kokluyorum
Hmm... rüzgarın armağanı çiçek kokuları...
Seyretmiyorum bile, biri masaya kavun mu koydu?
Sanırım kuşlar da söylüyor şarkılarını ama ben dinlemiyorum
Öylesine ayrıldım ki dünyadan;  o anda  sevgilimi dahi unutuyorum
Şimdi hislerimde sadece:
Çiçek kokuları, hafif serin bir esinti, ve yanlızlığın dayanılmaz hafifliği var 
 
 
  
Sevgilim kırmızı elbisesi, uzun siyah saçlarıyla merdivenin başında göründü,
Güneş gözlüklerini gayet alımlı bir şekilde çıkartıp etrafına bakındı
Merdivenden inerken rüzgarda sallanan elbisesi içinde prensesleri andırıyordu
Narin teni ve incecik beliyle o kadar zarif yürüyordu ki
O anda napim güneşi, denizi, mehtabı, güzel kokulu menekşeleri yada kır çiçeklerini...
Varken sevgilimin ceylan gözleri, pamuksu elleri ve sevgi dolu bir kalbi...
 
 
 
 
 
There are no categories in use.

Custom HTML

No content has been added yet.

 

Lütfen yorum yapın!!!

 

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

Hello

Thanks for the Add

Hugs

June 20